2 Ekim 2008 Perşembe

Jetgiller Paris'de....

Bilim kurgu ile aram hiç iyi değildir.Hayatımın hiçbir döneminde uzay çoçuğu olmadım.Hatta en sevdiğim çizgi kahraman bile Asterix idi!
Gelecek, uzayda yolculuk, jedi savaşları,saylonlular...Hiç ilgilenmem!
Ama!
Kaptan Kirk ve Atılgan'ı ayrı tutarım.
'Işınlanalım kaptan.'
'Olmaz yavrucuğum, hacklendik!'

Işınlanma olayı nedense ilgimi çeker,hani bir gün gerçek olacak mı diye ?
Tamam biliyorum zor bir olay, işte moleküllerin parçacıklara ayrılması,kopyanın karşı tarafa geçmesi, hatta uzayda kaybolma filan.Ama zaten bu bir hayal, bilimkurguda bir hayal!
Öyle değil mi?
Gerçi şu da var ki modacılar hayallerin ötesine geçip , android görünümleri insan dünyasına sokmakta kararlılar.
En azından Gareth Pugh öyle. Zaten var olan uzaylı eğilimi Paris de iyice ortaya çıkmış arkadaşın.Ve böyle giyilmesi zor tasarımlar hazırlamış.
Bir kere bunları giymek için 90-60-90 dan da ince bir fiziğin olması şart.Benim gibi 42 bedenler yayvan yastık gibi duracaklarından asla hitap etmeyecek.Gerçi yakında beslenme hapları bile çıkarır bunlar, 42 bedeni yaparlar 34 ya .O da ayrı!Sonra da özle güzelim kebapların tadını!
Ay düşündükçe hiç hoşlanmadım.
Bu elbise ile İstiklal Caddesinde yürüdüğünüzü düşünsenize...Sayonlular gelmiş gibi bakarlar!
Ya da bir kokteyl de şu yaka kısmı ve kesimi Kraliçe Elizabeth dönemi ile Galactica karışımı olan tasarımı giydiğimi hayal ettim birden.
Azap dolu saatler, bir an önce eve gidip üstünü başını çıkarma isteği...
Sıkıcı, boğucu, ruhsuz..
Ne var biliyor musunuz?
Giyilebilir kıyafetlerin peşindeyim ben.Her ne kadar şov amaçlı olsa da, giyilemedikten sonra ne yazar....
Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails