27 Eylül 2008 Cumartesi

Dolce&Gabbana'dan Pijama Partisi…..


Milan moda haftasındaki şovlarının adı 'Pigiama Barocco."
Ne anlama mı geliyor?
Klasik , şık , röbteşambırlı erkek pijalarını alın, ipek ya da saten kumaşla biraz pullayın, sonra üstüne kısa kollu blazer ceket, kabarık etek, külot şeklinde şort veya kübik kesimli karpuz kollu üstlerle harmanlayın,biraz da broşlarl ve kurdelerle süsleyin kendinizi sonra da stilettolarınızı ayağınıza geçirip sokaklara dökülün…
Kısaca anlamı bu.


Modacıların esinlendikleri kaynaklar farklıdır.Dönemsel değişiklik gösterir.Hatta yatıcılıklarını zorlarlar.Az da olsa bu yaratıcılık adına rüküşlük de yapabilirler her ne kadar isimleri büyük olursa olsun.
Kendilerini tekrar etmemek içinde çoğu kez..
Beğenilmeyeceğini bile bile üstelik………
























































































Prada'dan Çoraplı Platformlu Adımlar..

..


Dörtgözle bekliyordum Prada defilesini.Özellikle de 2009 yazının ayakkabılarını.Malum bu yaz çok sanatsal topuklar dizayn etmişti.Giyilebilirliği bir yana muhteşemdiler.
2009 yazı için normal ölçülerde tasarlanmış platformlar hakim .Öyle topuklarda süprizleri filan da yok!


Yalnız …Hani ayakkabı vurmasın diye giydiğimiz yarım çoraplar vardır ya ,ben de nefret ederim laf aramızda .Ne zaman giysem ayağımdan kayar çünkü.İşte onları almış Miccuia Prada çok şık tasarladığıplarformlu ayakkabılarla beraber giydirmiş.


Sonuç mu ben pek beğenmedim.


Her fikre de açığım…



Bu arada platform tabanların çeşitli vardolalarla çevrilmesi
fikri gerçekten yaratıcı.

16 Eylül 2008 Salı

Filmden Sokaklara.....

Bu şapkayı Sex and The City filminde Samantha'nın kafasında gördüğümde 'yuh artık iyice abartmışlar' dedim.Hatta kardeşime dedim ki 'hangi baba yiğit bu şapkayı takar ki?'
Ama takmışlar.
New York sokaklarında...The Sartorialist'in de kamerasından kaçmamış.
Ama iddia ediyorum İstanbul sokaklarında kimse takmaz bunu.Yani bence.
Hoş takan olursa cesaretinden ötürü tebriği hak ediyor,kanımca.


Moda Haftaları Başladı...


Önce New York şimdi de Londra...2009 yaz koleksiyonları huzurlarımızda.Ben New York u direk geçip Londraya geldim.Ve Paul Smith'in peştemallı türbannanteli tasarımlarına sinir oldum.Tamam bütün dünyada türban moda olabilir ama ben beğenmedim.Acaba moda ya da mı siyaset karışıyor yoksa rahibe modeli türbanları yenilik diye mi öne sürüyorlar?
İnsan düşünmeden edemiyor....



Ama öte yandan koleksiyonda beğendiğim tarzlar da var.Özellikle tabloyu andıran kumaşlarla tasarlanmış elbiseler, yakası biyelerle işli asker ceketi,bellere sarılan peştemaller,folklorik esintiler çok güzel...

1 Eylül 2008 Pazartesi

Stockholm Streetstyle
Sokaklar modanın kendimiz ifade etmenin yolu olduğunun en canlı kanıtı.amnda,Petra, Mini,Zara, Susanna,Tereza, Jonas ve diğerleri…Hepsi modayı kendilerine yorumluyorlar.Giyim tarzlarını kişilikleriyle bütünlüyorlar. İstanbul,İzmir, Ankara, Adana, Mersin,Konya, Kayseri, Zonguldak,ya da Denizli sokaklarında da böyle görüntülerle karşılaşmak sizce de hoş olmaz mı?
Şu ara o taraflara seyahatim olmadığından işin kolayına kaçıp http://www.stockholmstreetstyle.com/ şeçip , kendi postuma ekledim.Arada olur öyle değil mi?

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails