30 Ekim 2008 Perşembe

Kürk Yelekler İN…
Paris ve Milano moda haftalarının davetli stillerine The Sartorialist'denbakıyordum da ;bu kadar mı herkes ağız birliği etmişscesine kürk yelek giyer!
Buyurun farklı yorumlarla kürk yelek stili,

Ben sezon başında Zara'da koyun postuna benzer olanını görüp bayılmıştım . 2 gün sonra almaya gittiğimde ise kalmamıştı.Hep derim kadınlar terminatör diye…(zaten az geliyor ve hemen de şeçiliyor , çoğunlukla da çalışanlar tarafından ,kulaklarımla duymuşluğum var)
Fotograflar The Sartorialist'e ait.
Moda Ve Grafik Birlikteliği

Silvia Hillmann ve Katrin Wien.
Biri yıllarını moda dünyasına tasarımcı olarak emek verip sektörün önde gelen firmalarında çalışmış, öteki de grafik tasarımcısı olarak modanın can damarı kumaş tasarımı işinde Just Cavalli,Heatreate,Calvin Kline gibi isimlerle çalışmış.Sonra bu iki Alman, bir yelerde , bir şekilde tanışarak,’gel birlikte iş yapalım ,yeni bir moda markası yaratalım’demişler.İyi de demişler.Yoksa Pepper an Pistol ismini tesadüfen de olsa keşfedemezdim.

Şekillerle harmanlanan, feminen kesimler..Işıltılı,ipek, jarse kumaşlar…Grafik sanatının moda ile birleşimi..Ve pırıltılı bir koleksiyon...

Payetli, boncuklu elbiseye bayıldım.Pempe t shirt elbisenin de gene ışıltılı detayına da öyle..ama esas ilgimi çeken çorapların kombini.Siyah badana boyası damlatılmış görünümlü bluzla giyilen minik desenli çorap olayına bittim.
http://www.pepperandpistol.com/ adresinden online alışveriş imkanı da var.bilginize…

29 Ekim 2008 Çarşamba

Ortaçağa Bir Gönderme...

Bless'in bu ilginç pançosu sizce de Ortaçağ rahiplerinin pelerinlerine benzemiyor mu?
Yumuşak dokulu bu sweetshirt pamçonun önde kanguru cepleri de var.
Neyle mi giyilir?
Erkeksi pantolonla olduğu gibi, mini elbise, etek, kareler, binimum çeşitlendirme yapılır….
Kapanan Blogum

Blogum, blogumuz kapatıldı.
İşin açıkcası önce çok kızdım.
Çünkü nedenini bilmiyordum.Sandım ki birileri bizleri bir şekilde engelliyor....
Ama sonra işin aslı çıktı ortaya .
O zaman daha da çok kızdım.Çünkü uyanığın biri yüzünden bloglarımıza erişimin engellendiğini anladım.
Kapatanlara kızdım mı?
Hayır.
Çünkü onlar haklı.
Düşünsenize bir işe yatırım yapıyorsunuz , para harcıyorsunuz, sonra bir 'uyanık' çıkıyor sizin malınızı kaçak başka birilerine gösteriyor.Ve bunun sonuncunda da masum insanlar mağdur oluyor.
Kime kızarsınız?
Diyeceklerim bu kadar.
Şimdilik bloguma kaldığım yerden devam ediyorum, her kim okuyor ve izliyorsa.....

13 Ekim 2008 Pazartesi

Dior'un Tribal Chich'i....
John Galliano önce Afrikaya bir yolculuk yaptı, sonra geldi 2009 yazınının koleksiyonunu hazırladı.Afrikalı yerlilerinin yaşayışlarından etkilenerek ortaya çıkardığı bu koleksiyon ise yeni bir trendin de habercisi;Tribal Chich….
Tam anlamı kavimsel şıklık…
Hayvan baskılı kalın deri kemerler, boncuk işlemeler, bereket tanrısı sembolü, doğal kumaşlar ve masai kabilelrinin canlı renkleri….Hepsi çok gösterişli olmamak kaydıyla mevcut!
İyi ,güzel, hoş da şimdi bu tribal miribal diyince benim aklım başka şeylere takıldı.
Sorun şu ki Gallioano gibi uç noktalarda dolaşan bir modacı abinin daha giyilebilir giysiler tasarlaması aykırılığın sonunun geldiğinin bir işareti mi?
Acaba gelecek daha naturel görünümlere mi gebe?

Yaşanmakta olan global kriz ve değişen kapitalizimin doğuracağı yeni yaşam şekilleri ortaya çıkaracak.Bu kesin.
Peki bu yeni şekilin modaya nasıl yansıması nasıl olacak?İşte onun açıklamasını da geçen günkü köşesinde Serdar Turgut yapmıştı.Ve diyordu ki ;tribal chich, adı verilen bu akım insanları birey ve kolektif olarak dış tehlikelerden korunmaya yönelik tasarımlarla tanıştıracak...Yani zırh gibi giysiler bizleri bekliyormuş.
Nasıl yani?
Her ne kadar bu koleksiyonda Galliano içimi açsa da umarım Madmax filmindeki o içkarartıcı tarzlar olmaz.Zira zırh gibi giysiler denilince benim aklıma ilk onlar geliyor da..

2 Ekim 2008 Perşembe

Jetgiller Paris'de....

Bilim kurgu ile aram hiç iyi değildir.Hayatımın hiçbir döneminde uzay çoçuğu olmadım.Hatta en sevdiğim çizgi kahraman bile Asterix idi!
Gelecek, uzayda yolculuk, jedi savaşları,saylonlular...Hiç ilgilenmem!
Ama!
Kaptan Kirk ve Atılgan'ı ayrı tutarım.
'Işınlanalım kaptan.'
'Olmaz yavrucuğum, hacklendik!'

Işınlanma olayı nedense ilgimi çeker,hani bir gün gerçek olacak mı diye ?
Tamam biliyorum zor bir olay, işte moleküllerin parçacıklara ayrılması,kopyanın karşı tarafa geçmesi, hatta uzayda kaybolma filan.Ama zaten bu bir hayal, bilimkurguda bir hayal!
Öyle değil mi?
Gerçi şu da var ki modacılar hayallerin ötesine geçip , android görünümleri insan dünyasına sokmakta kararlılar.
En azından Gareth Pugh öyle. Zaten var olan uzaylı eğilimi Paris de iyice ortaya çıkmış arkadaşın.Ve böyle giyilmesi zor tasarımlar hazırlamış.
Bir kere bunları giymek için 90-60-90 dan da ince bir fiziğin olması şart.Benim gibi 42 bedenler yayvan yastık gibi duracaklarından asla hitap etmeyecek.Gerçi yakında beslenme hapları bile çıkarır bunlar, 42 bedeni yaparlar 34 ya .O da ayrı!Sonra da özle güzelim kebapların tadını!
Ay düşündükçe hiç hoşlanmadım.
Bu elbise ile İstiklal Caddesinde yürüdüğünüzü düşünsenize...Sayonlular gelmiş gibi bakarlar!
Ya da bir kokteyl de şu yaka kısmı ve kesimi Kraliçe Elizabeth dönemi ile Galactica karışımı olan tasarımı giydiğimi hayal ettim birden.
Azap dolu saatler, bir an önce eve gidip üstünü başını çıkarma isteği...
Sıkıcı, boğucu, ruhsuz..
Ne var biliyor musunuz?
Giyilebilir kıyafetlerin peşindeyim ben.Her ne kadar şov amaçlı olsa da, giyilemedikten sonra ne yazar....

1 Ekim 2008 Çarşamba

Paris'te Bir İngiliz…
Tam da beklediğim gibi çıktı Vivien Westwood.Ona yakışır ölçüde bir çılgınlık, gösteriş…
Tüller , danteller ve kumaşlarla pakenlenmiş misali elbiseler, baskılı dar Out of Africa çeşitlemeleri,şehir efsaneleri, bol bantlı sandaletler…
Dişilik kokan, farklı ama giyilebilir tasarımlar. Azcık eskiye gönderme, azcık da sporculara...
Hepsi kendine özgü ,aynı iddialıkta..




LinkWithin

Related Posts with Thumbnails