30 Aralık 2008 Salı

Yeni Yıl....

Herşey çok güzel olacak umudu ile iyi yıllar herkeslere.....

Yanarım Yanarım Bu Ayakkabılara Yanarım!
Neden mi ?
Giyemiyorum da ondan.
Katil ayakkabılar bunlar!
Ayak düşmanı!
Bir İtalya seyahatimde çok ama çok severek aldım ve o günden beri sadece ama sadece bir kere giyebildim, o da bir akşam yemeğe giderken. Zaten daha giyişin ilk dakikalarında başladı muhabbet. Arabada giderken ayaklarımda bir uyuşluk hissettim .Sonra da bütün gece masanın altında ayakkabıları çıkararak oturdum. Yemek bitiminden, arabaya binene kadar geçen zaman diliminde içerisinde de can acısından geberdim.
Ondan sonra da bütün ilişkimi kestim bu sevdiceğimle!.

En acısı da ne biliyor musunuz?

‘Ben sana demiştim bunlarla rahat edemeyeceksin diye’
‘Hani çok rahattı, aha!’
‘Alırken pek rahat diye hoplayıp zıpladıydın hatırlatırım.’
‘Benim beğendiğim babetleri alsaydın şimdi canın acımazdı‘
gibi çeşitli laflar işitmekti çok bilmiş kocamdan!

Tamam haklı ama ben nerden bilebilirdim ki bu ayakkabının bu kadar cani çıkacağını!
O üzerindeki iç içe geçen, ayakta oldukça şık duran lastiklerin birer canavara dönüşeceğini!
Ve 5 dk içinde ayakları sıkarak, baskı yapıp uyuşukluğa sebep olacağını,
ben nereden bilebilirdim ki!
Üstelik bir de Cesare Paciotti gibi bir markaya aitken!
Maalesef çoğu zaman topuğuna kalıbına, rengine, tasarımına bir şekilde bir yerlerine vurulup duruyoruz bir ayakkabının ama esas can alıcı noktasını hep atlıyoruz; rahatlığını!
İlk gördüğümüz anda sadece ona sahip olmak arzusu ile yanıp tutuşuyor , bir şekilde de elde ediyoruz.
Peki ya sonrası?
İstediğimiz konforda, beğenide olmayınca.
Dolapta beklesin dursun …
De mi?
Bluz, etek, pantolon, kazak, hırka,şal,çanta, kemer, t shirt, vs…herhangi bir parçayı o an için severek alıp daha sonrasında bir şekilde kullanmıyoruz.,kullanamıyoruz.
Ya kombinleyemiyoruz, ya yakıştıramıyoruz, ya sıkmaya başlıyor, ya da bol geliyor….
Hadi düşünün bakalım?
Neleriniz var böyle dolapta atıl duran?
Ben söyledim.
Sıra sizde…


Not:Fon biraz çirkin oldu.Koşu bandı üstünde çekmek önce iyi bir fikir gibi geldi ama fotoğraf ortaya çıkınca pek de öyle olmadığını anlamış olmakla beraber değiştirmek gibi bir eylemde üşengeçliğimden dolayı bulunmadım.Af ola!

28 Aralık 2008 Pazar

Yeni Yıl Akşamı İçin ...
Yeni yıl gösteriş zamanıdır. Sokaklar bile bu gösterişin konseptine ayak uyarak , ışıl ışıl süslenir.Evde bile olsak , biraz ışıltı , biraz gösteriş kendimizi özel hissetme isteği hiç fena olmaz.Kadınlar arada sırada kendilerini özel hissetmek ve şımartılmak isterler.Belki de bu yüzden yeni yıl gecesi birer bahanedir.Uzun saten elbise giymenin ya da mini payetli elbise ile tüm bakışları toplamayı istemenin bahanesi. Aslında bu durum da son derece kadınsı bir şeydir.Ondan dolayı bari bugün gösteriş ve ihtişam bizimle olsun derim..
Nasıl bir gösteriş mi?
Geceye uygun bir iki set hazırladım.
İlham alalım diye....


Kıyafetler Sass&Bide,foerever21,Warehouse,Topshop'dan, ayakkabılar ise Miu Miu ,Nickholas Kirkwood,Gia Lorenzi,Jill Sander ve Sonia Rykel..Aksesuarlar ise Forever21,şaç bandları TopShop...Clutchlar ise karışık.....


Bu arada setleri hazırlarken bile ekonomik davranmışım.Kürk boleroyu 3 ayrı setle,Miu Miu ayakkabıyı ise 2 ayrı sette kullandım.:)

Yeni Yıl

Bu sene nedense hiç yeni yıl heyecanı yaşayamıyorum. Hatta bahçemdeki mavi çamı bile süslemedim.
20’li yaşlardaki yeni yılı karşılama programları nedense yok oldu bende!O vurdumduymazlık, sırf eğlenceye konsantre olmuşluk da yok!.
Acaba 30’ları bitirmeye yüz tuttuğum için olabilir mi?

Belki de zamanı kaçırma sendromuna yakalandığımı hissediyorum.Zaman,sanki elimden kaçıp gidiyormuş gibi hissetmeye başladım.Aklım hep, her şey çok çabuk ilerliyorlar la dolu.Bir şeyleri daha mı kaçırıyorum soruları, neler yapmalıyımlar, veya eyvah ben de kırklara yaklaşıyorum psikolojisi!

İçimdeki coşkuyu canlandırmak içinse de bir şekilde kendimi motive etmeye çabalıyorum.Galiba bu sene daha motive olamadım.Ama olmayacak anlamına gelmiyor tabii ki!
Belki işe yeni bir ayakkabı ile başlarım.Şöyle mor, kadife burnu açık bir ayakkabı ile mesela.Ya da Top Shop da gördüğüm payetli bluzu alabilirim.Şu an için düşünebildiğim en iyi yol kendime yeni ve özel bir şeyler almak!.Sonra sıra yavaş yavaş çamı süslemeye gelir , kim bilir?

19 Aralık 2008 Cuma

Yohji Yamamoto’nun Paris'teki Yeni Üssü..






Bu mağazayı Yamomato yeni açmış Paris'in şöhretli caddesi Rue Cambon’da..

Sanki galeri gibi..

Hani tekrar tekrar gidip görülen, ve her bakışta farklı hazlar duyulan sergiler vardır ya aynı onlar gibi işte!

Açıkcası kıyafetlere bakmaktan alışveriş mooduna girmek biraz zor!

Bir de şöyle bir şey var.Beyaz bir kutunun içine girdiğinizi düşüntürtüyor.Ve kıyafetler de metal bir borunun yardımı ile sergileniyor.Öyle ki borunun üzerine yerleştirilen mankenler sanki havada duruyorlarmış gibi görünerek Yamomato'nun farklı tasarımlarını sergiliyor.

Gerçekten de çok şık tasarlanmış olan mağazada kullanılan ahşap paneller ise Japonların kağıt katlama sanatı origamiden esinlenerek yapılmış.Bana bu ahşaplar biraraya gelmiş kuşları anımsattı.

Yakınlarda Paris ‘e gidersem bu mağazayı dolaşmak benim için çok keyifli olacak…

Balenciaga'nın Çorap Ayakkabısı!

Vala ben giymem.Nicolas Ghesquiere 'in 2009yazı için hazırladığı bu çorap ayakkabıyı defilesinde de beğenmemiştim zaten.Gerçi Balaciaga fanları,moda editörleri için tasarım harikası,falan filan olabilir ama bana hitap etmiyor.

Size ediyor mu?

9 Aralık 2008 Salı

Biraz da Stil Önerileri....

Sergi açılışına giderken.....

İstiklal caddesinde yürürken....

Sevgili ile akşam yemek...

Kıyafetler, çeşitli yerlerden , çeşitli tasarımcılardan, top shop shop gibi mağzalardan derlenme.Birebir aynısını almak pahalıya mal olabilir.Ama ucuz yollu benzerleri mutlaka ki bi yerlerde var.Belki de dolabınızda...

Ben sadece naçize stiller yaratım.Unutmayın esinlenmekte yaratmanın yolundan geçer....

8 Aralık 2008 Pazartesi

Yağmur'a Parmak..

Hahahha,

Süper bir fikir.

Sırılsıklam edecek olan yağmura parmak göstermek, ha!

Ayıp ama komik..



Akvaryumlu Çanta

Balıkları izlemenin dinlendirci, stres atıcı bir etkisi vardır.
Bilimsel olarak kanıtlanmıştır da zaten.
Peki ya bu balıkları hep yanınızda taşımak , gittiğiniz bir Cafe de çayınız içerken bile onları izleme imkanına sahip olsanız?
Mesela bir çantada içinde taşısanız evdeki balıklarınızı;
Şaka yapmıyorum!
Kim tasarladı, nerde satılıyor bilemiyorum ama Flickr de gezinirken buldum bu görüntüyü.

İlginç değil mi?

7 Aralık 2008 Pazar

Şaşırtıcı! Bu bir ayakkabı imiş.Yani öyle yazmışlar.Ama nasıl giyiliyor,bilemeyecek gibiyim!
Hiç sevmedim , hiç!!!!
TOTOLU SIRT ÇANTASI..

Olmaz demeyin, ahanda işte bal gibi olmuş.Yen-Hsiang Skeet Wang adlı Çinli bir tasarımcı tarafından dizayn edilen bu çanta, tam da sapıklara göre….
Neden demeyin , düşünsenize bu çantayla okula giden bir genci ülkemizde. Hayvanlara, bebeklere , tecavüz edilen bir ülkede,böyle bir çanta ile dolaşmak şahsen cesaret işi.
Adamın peşine takılıp, tacize uğranılmaması kaçınılmaz gözüküyor....
Sonia Rykiel’den Paris’ de Sergi
Şimdi değil.19 Nisan 2009 da ;Paris,Les Arts Decoratifs de..
Triko kraliçesinin,moda ya hizmet edişinin 40. yılı dolayısıyla açılacak olan sergi,toplam 200 parçadan oluşacak ve muhteşem trikolarını,desenli elbiselerini,salaş pantolonlarını,kısacası Sonia Rykel'ı marka yapan önemli tasarımları ziyarete açılacak..

Tasarımcının sesi eşliğinde, siyah daire biçimindeki bir kubbeden geçilerek sergi alanına girecek olan ziyaretçiler, Rykelin giysileriyle yapılan moda çekimlerinin fotoğraflarını da görme imkanına sahip olacak..
Darsı bizim tasarımcılarımızın başına...

1 Aralık 2008 Pazartesi

H&M ‘in Tatil Koleksiyonu!
Aslında hepimiz ne olurdu H&M tTürkiye de mağza açsa dediğini biliyoruz.Hatta girişimcilerin bu sokak stininin moda markasını Türkiye’ ye getirmek için çok uğraşlar verdiğini de okuyoruz , duyuyoruz.
Üretim yapılan ülkelerde mağaza açmama gibi bir prensibi olan markanın,bu görüşü değişmediği sürece çok zor. Zira üretim kapasitesinin önemli bir bölümünü ülkemizden karşıladığı da bilinen bir gerçek.
Açıldı, açılacak dedikodularıyla anca şehir efsanesi olur bu gidilişle..
Ama hemen belirteyim, firmanın online alışveriş sitesi çok güzel.


Kadınsı, şık ,nostaji kokan tasarımlar,20 leri anımsatan şapkalar,siyah,beyaz, ve renkler….
Bu yılın son H&M koleksiyonu.
Görmek ve almak isteyenler
http://www.shophm.com/ a bir baksınlar.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails