19 Şubat 2009 Perşembe

Kürkümü İstiyor muyum?

Giymeli mi, giymemeli mi?
Bu konuda tartışma dizboyu!
Başta hayvanseverler olmak üzere çeşitli çevre kuruluşları düzenledikleri kürke hayır kampanyaları ile hepimizi hatta modacıları bile kürkten soğutmayı başarıyorlar gibi.
Durum öyle bir hale geldi ki neredeyse kürk giyen kadınlara vahşi damgası vurulacak.!
Ne istersem onu giyerim’
Bu söz ünlü model ve stil tanrıçası Kate Moss’a ait. Kürk karşıtı kampanyalarda yer alıp sonra kürkçü dükkanına geri dönen Moss, tamamen kürk karşıtı modacı Sadie Frost’ la olan dostluğu sorgulanınca böyle bir laf etmiş, fikirlerimiz farklı diyerek de kürk giyeceğini ima etmişti.
Sadece Moss değil kürkün cazibesine kapılanlar arasında.Peta’nın 1995 yılında ’Kürk giyeceğime çıplak gezerim ‘sloganına destek verip kampanyalarında yer alan dönemin ünlü top modelleri, aradan geçen zaman zarfında ya kürk reklamlarında oynamış ya da davetlere kürk ceketlerle katılmışlardı, tıpkı Naomi Campbell gibi.
Acaba gerçekten ne istersek onu mu giymeliyiz yoksa bunun da bir sınırı olmalı mı?

Hatırlarsanız bundan birkaç ay evvel ülkemizin ikoncanı Eda Taşpınar bir davete elbisesinin yakasındaki koskoca av hayvanı ile giderek olay yaratmış ve sevgilim vurdu ben de değerlendirdim diyerek tepki çekmişti.
Yoksa madalyonun öteki yüzü bu mu; değerlendirmek?Kürk üreticileri avlanmanın doğal denge için gerekli olduğu görüşünde. Karl Lagerfield da öyle düşünüyor olmalı ki ‘biz kürklü canavarları öldürmezsek, onlar bizi öldürür'diyerek kürke evet ile hayvan hakları koruyucularının hedefi oldu.
Gerçekten onlar bizi öldürür mü, yoksa av hayvanlarını ayrımım yapılmadan avlamak etolojik dengenin bozulmasına mı neden olur?
İnsanlar varoluşlarından beri benliğini fark ettiği andan itibaren örtünme ihtiyacı duyar. Çıplaklığın ayıp karşılanacağı dürtüsü ile bu ihtiyacını gene doğadan bulup ,hayvanlardan karşılaşmıştır.
Beslendiği hayvanların kürklerinden giysi yaparak!
Belki de ilkel insanın yaptığı gibi kürk giymenin de temelinde bu vardır ?Eti yenilen hayvanlardan ısınmak.
Lüks ile özdeşleşen kürk aslında temel bir ihtiyaç. Isınma ihtiyacı.Her ne kadar küresel ısınmanın etkisiyle hava sıcaklıklarında değişmeler yaşansa da İsveç,Norveç, Finlandiya,Rusya gibi Kuzey Avrupa ülkelerinde kürk giymek zaruri.Çünkü kaşmir paltolar bile işeyaramıyorMoskova’nın soğuğuna.Kürk üretimi geniş bir sanayi dalı.Gelen ağır tepkiler,toplumun olumsuz bakış açısına rağmen endüstiri devam etmekte.Ağırlıklı olarak koyun, dana, keçi gibi hayvanların kürklerini işlemekteler.Eti için zaten beslenen bu hayvanlar bugün teknolojinin de yardımıyla işlenerek tıpkı bir astragan görüntüsüne ulaşabiliyor.Ya da Toskana koyunun uzun tüyleri sayesinde tavşan kürkü efekti verilebiliyor.Kaldı ki bugün tavşan, tilki ve gösterişli tüyleri olan chinchilla gibi hayvanlar özel çiftliklerde sırf kürkü için yetiştiriliyor. Üreticiler de bütün bu olumsuz fikirleri yıkmak adına çeşitli yollar deniyor çiftlikleri halka ve modacılara açmak gibi…
Bir de tabii madalyonun öbür yüzü var.
Yasaklı, nesli tükenmekte olan av hayvanlarının sadece kürkleri için yapılan vahşi katliam.Kim böyle bir şeye olumlu bakabilir ki?
Dipnot:Bu yazıyı bir kaç hafta önce bağlı bulunduğum gazete için hazırlamış , yayınlamıştık.Tabii yazının ilerleyen kısmı moda ile birleştirmiştim.Ben uzun olacak diye o kısımları çıkardım.Hani nette başka sitelerde görürseniz, Itır alıntı yapmış diye düşünmeyin istedim:))
Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails