25 Eylül 2009 Cuma

Balık Eti Kadının Devrimi Mi?


Bir süredir ortalarda yoktum biliyorsunuz.Ben yokken Londra Moda Haftası başlayıp da bitmiş bile..Moda dünyasının hızı..
Neyse,biz devam edelim







Londra Moda haftasınında kanımca bir defile vardı ki diğerlerine fark attı.
Kanadalı tasarımcı Mark Fast’in show’u bence cesareti ve protest tavrı ile öne geçti.Hayır öyle çok gösterişli, tasarım ötesi kıyafetler yüzünden değil. İncecik vücutların kol gezdiği Londra' da, 42 ‘lik bedenlere ,asla yakışmaz diye önyargı ile bakılan gözlere, örgü ve bandage elbiseler giydirerek görücüye çıkararaktan…
Ve ne mi oldu?Dikkatler , sansasyon isteyen medya tarafından ‘Bu kızlar beni karizmalarıyla etkiledi’ diyen genç modacıya çevrildi.

Yıllardır moda çevresi tartışır durur sıfır bedenleri bırakalım, yerine 40-42 bedenleri podyuma çıkaralım diye. Bir çok tasarımcı da bu uygulamaya gönülden katılır, geveler durur ama yapamaz, eli gitmez. Askısının bozulacağını düşünür. Attığı en iyi adımda sağlıklı görünen zayıf modelleri tercih etmek olur.(Yapanlar var ama az şimdi)

Bu tartışmaları Mango gerçek hayata taşımış ve 2007 katoloğunda Why not?demişti ,hatırlarsınız?86 doğumlu bebek yüzlü model Cyristal Reynn ‘i kampanyasında kullanarak 42-44 bedende de sexy ve güzel olunabileceğini gösteriyordu.

Cyristal Reynn’nin ilginç bir hikayesi var.Bütün keşfedilen kızlar gibi 14 yaşında modelliğe başlıyor ama modellerin zayıf olmalı anafikri başına ciddi sağlık sorunları açıyor.Kısacası, kilosunun 3’te birinden kurtulması söylenirken anokroksia oluyor.Ciddi sağlık sorunları ile yüzyüze kalan, mutsuz ve halsiz kadından ,ihtiyaç duyduğu beden ölçüsünde olması gerektiğine inanan,mutlu ve sağlıklı genç bir kadına dönüşüyor.Üstelik kariyerini de bırakmadan.Modaya kendisini kabul ettirerek.
Rüyam gerçek olacak ama öleceğim, ya da kilolu bir model olurum rüyam sürer’diyen bu güzel yüzlü kadının yaşadıklarını anlatan bir de kitabı var;Hungry!


Zayıf olma dayatması moda sektörünün cilvesi işte.Sektörün içinde yer alan kadınların geneldeki ortak görüşü ise bütün kadınların kalem gibi olmaya mecbur olması. Nasıl hissettiğin, görünümünle mutlu olup olmadığının bir önemi yok onlar için.Mecbursun, zayıf olmalısın.Bunu en iyi özetleyen de Geçenlerde okurken takıldığım bir Ayşe Arman yazısı. Diyor ki Arman,’Merak etme Işıncım,biliyorum 5 kilo fazlam var,ama hemen vereceğim’.Işıncım dediği Elle Genel Yayın Yönetmeni.Yazıdan anladığım kadarıyla laf etmiş kilo almışsın diye.Bu arada Arman, o 5 kilo fazla ile de gayet hoş ve de sexy.

Peki ya kilolularımızdan gerçekten mutlu isek.Ya o 5 ,6,7 …kilo fazlalık sinirimizi bozmuyorsa?Kendimizi bu şekilde sağlıklı hissediyorsak,ve onunla yaşamayı seviyorsak?

Sırf birileri özellikle de kadın çevremiz istedi diye kurtulmalı mıyız?Dış faktör dayatmasına boyun mu eğmeliyiz?

Resimler:Hürriyet,Style

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails