30 Eylül 2009 Çarşamba

2010 Yaz Christian louboutin ve Marchesa İşbirliği

Sevdim

Sevmedim

Sevdim

Kararsızım

Sevmedim

Dipnot:

Platformlara devam olayını sevdim ama şu şefaflık işini hiç sevmedim, hiççç!!!

Genç,Şehirli ve Bir O Kadar Da Naftalinli Erkekler

Sakın eleştirdiğimi sanmayın.Aksine, bayıldımmm..
Biliyorsunuz geçen ay Vouge Us, 2,Dünya Savaşı yıllarının kıyafetlerini anımsatan editöryal bir çalışma yapmıştı, Ekim ayı sayısında da Japon erkek dergisi Popeye's aynı tarzda gayet başarılı bir işe imza atmış..

Tam seyirlik.



Modern Külkedisi'nin Böylesi....



Ben küçükken masal okumaya da ,dinlemeye de bayılırdım .Evet itiraf ediyorum,koca bir kızken bile okurdum Külkedisi, Pamuk Prenses, Hansel ile Gratel,Uyuyan Güzel, Rapunzel,Çizmeli Kedi ve nicelerini....


Külkedisini ise ayrı bir severdim.Korkunç üvey anne ,azgın ve kötü kalpli ablalar, babasının ölümünü fırsat bilip hizmetçi yerine konulan ve daha sonrada iyi yürekli perinin yardımıyla küller arasından prensese dönüşen o masum insan, bir kız çocuğu olarak gönlümü feth etmesini bilmişti.Şimdi düşünüyorum da acaba masalın, bir ayakkabı etrafında dönmesi bu masala duyduğum özel ilginin nedeni olmuş olabilir mi?

Hikayeyi hepimiz biliyoruz. Gittiği baloda, yakışıklı prensin gönlünü çalıyor,ama o büyülü anın bitmesini istemediği için ayrılma vakti gelip çatınca panikleyip, koşarak uzaklaşıyor.Kaçarken de ayakkabısının tekini düşürüyor.Sonra da cam ayakkabı Prensin eline geçip bütün ülkede gizemli kızın aramasına neden oluyor. En sonunda buluyorlar birbirlerini ve mutlu sonla masal bitiyor.




Uzun zaman balkabaklarının arabaya ,farelerin de süvarilere dönüşeceğine inandığımdan, bir gün cam bir ayakkabı giyince bir prens tarafından keşfedileceğimin fantazisinide kurduğum anlaşılmıştır herhalde.Elbette gerçek hayattın masallarla ilgisi yok. Ve herkes kendine göre bir prens buluyor bir şekilde.Ama cam bir ayakkabı ile romantizmi doruklarda yaşamak... Bakın işte; bu yakalanan bir şey değil!!!
Kim bilir belki de Maison Martin Margiela bu ayakkabı ile döngüyü kırabilir.Bir çift Margiela kalp atışlarını hızlandırıp,andranalin salgısını top duruma geçirtebilir.
Gerçi her beklenen babayiğidin de harcı değil bu cam ayakkabılar.2580$ lık bedeli ile gerçek bir prens işi..Artık Manchester Dükünün torunu mu olur, Rus , Arap petrol milyarderleri mi, yoksa bizim yeni yetme sonradan paraya para demeyen görme işadamlarımız veya onların uzantıları mı? ...



Kim bilir, kim bilirrr, kim bilir....

25 Eylül 2009 Cuma

Flygirl Nil Ertürk

Sevgili Nil'in Türkiye Fly Girl olarak seçilmesi haberine hepimiz çok sevinmiş, onunla da bu güzel olayı paylaşmıştık.

Şimdi Nil'in Reebook Fly Generation kolekisyonundan parçalar ile kendi kıyafetleri ve aksesuarlarından oluşturduğu kombinlerle yapılan çekimler Reebook Türkiye mağzalarının 2009 Sonbahar-Kış vitrinlerinde yer alacak.

Kısacası basına dağıtılan kampanya fotoğrafları ve Nil'imiz...


Nil'in fotoğraflarını İngiliz fotoğrafçı Tom Van Schelven çekmiş,makyaj ve saçlarında ise Kimika Kung'un parmağı var.

O bize söylememiş olabilir ama 750 kişinin arasından sıyrılmış Nil'miz.Onur Baştürk, Ahu Yağtu, Hatice Gökçe gibi isimlerin oluşturduğu jüri de Nil'i Türkiye'nin Flygirl'ü seçmişti..

Seni seviyoruz, biliyorsun değil mi?

Balık Eti Kadının Devrimi Mi?


Bir süredir ortalarda yoktum biliyorsunuz.Ben yokken Londra Moda Haftası başlayıp da bitmiş bile..Moda dünyasının hızı..
Neyse,biz devam edelim







Londra Moda haftasınında kanımca bir defile vardı ki diğerlerine fark attı.
Kanadalı tasarımcı Mark Fast’in show’u bence cesareti ve protest tavrı ile öne geçti.Hayır öyle çok gösterişli, tasarım ötesi kıyafetler yüzünden değil. İncecik vücutların kol gezdiği Londra' da, 42 ‘lik bedenlere ,asla yakışmaz diye önyargı ile bakılan gözlere, örgü ve bandage elbiseler giydirerek görücüye çıkararaktan…
Ve ne mi oldu?Dikkatler , sansasyon isteyen medya tarafından ‘Bu kızlar beni karizmalarıyla etkiledi’ diyen genç modacıya çevrildi.

Yıllardır moda çevresi tartışır durur sıfır bedenleri bırakalım, yerine 40-42 bedenleri podyuma çıkaralım diye. Bir çok tasarımcı da bu uygulamaya gönülden katılır, geveler durur ama yapamaz, eli gitmez. Askısının bozulacağını düşünür. Attığı en iyi adımda sağlıklı görünen zayıf modelleri tercih etmek olur.(Yapanlar var ama az şimdi)

Bu tartışmaları Mango gerçek hayata taşımış ve 2007 katoloğunda Why not?demişti ,hatırlarsınız?86 doğumlu bebek yüzlü model Cyristal Reynn ‘i kampanyasında kullanarak 42-44 bedende de sexy ve güzel olunabileceğini gösteriyordu.

Cyristal Reynn’nin ilginç bir hikayesi var.Bütün keşfedilen kızlar gibi 14 yaşında modelliğe başlıyor ama modellerin zayıf olmalı anafikri başına ciddi sağlık sorunları açıyor.Kısacası, kilosunun 3’te birinden kurtulması söylenirken anokroksia oluyor.Ciddi sağlık sorunları ile yüzyüze kalan, mutsuz ve halsiz kadından ,ihtiyaç duyduğu beden ölçüsünde olması gerektiğine inanan,mutlu ve sağlıklı genç bir kadına dönüşüyor.Üstelik kariyerini de bırakmadan.Modaya kendisini kabul ettirerek.
Rüyam gerçek olacak ama öleceğim, ya da kilolu bir model olurum rüyam sürer’diyen bu güzel yüzlü kadının yaşadıklarını anlatan bir de kitabı var;Hungry!


Zayıf olma dayatması moda sektörünün cilvesi işte.Sektörün içinde yer alan kadınların geneldeki ortak görüşü ise bütün kadınların kalem gibi olmaya mecbur olması. Nasıl hissettiğin, görünümünle mutlu olup olmadığının bir önemi yok onlar için.Mecbursun, zayıf olmalısın.Bunu en iyi özetleyen de Geçenlerde okurken takıldığım bir Ayşe Arman yazısı. Diyor ki Arman,’Merak etme Işıncım,biliyorum 5 kilo fazlam var,ama hemen vereceğim’.Işıncım dediği Elle Genel Yayın Yönetmeni.Yazıdan anladığım kadarıyla laf etmiş kilo almışsın diye.Bu arada Arman, o 5 kilo fazla ile de gayet hoş ve de sexy.

Peki ya kilolularımızdan gerçekten mutlu isek.Ya o 5 ,6,7 …kilo fazlalık sinirimizi bozmuyorsa?Kendimizi bu şekilde sağlıklı hissediyorsak,ve onunla yaşamayı seviyorsak?

Sırf birileri özellikle de kadın çevremiz istedi diye kurtulmalı mıyız?Dış faktör dayatmasına boyun mu eğmeliyiz?

Resimler:Hürriyet,Style

18 Eylül 2009 Cuma

Dipnot









Ben bir süre yokum.

Herkese iyi bayramlar.....

15 Eylül 2009 Salı

Marc Jacobs Dünyası


MJ 'nin korsan sandaletleri.
(Mankencağızın parmakları rahatsız ayakkabıdan olsa gerek kötü durumda, bu arada)


Mj'nin fırfırları


MJ'nin geyşa makyajı

MJ'nin püskülleri

14 Eylül 2009 Pazartesi

Bir Sonraki - Bir Önceki

Victoria Beckham

SP 2010 New York / SP 2009 New York
SP 2010 NewYork / SP 2009 New York
SP 2010 New York / SP2009 New York
SP 2010 New York / SP 2009 New York

Victoria Beckham, dar silüetleri seviyor anlaşılan.Gerçi kendisi de söylüyor, bel ve kalçaları ortaya çıkaran kesimler daha dişi, daha cinsel cazibe merkezli diye.
Sonuçta, kendini tekrarlayan,bir iki makas ve dikiş oyunlarıyla yenilenmiş numarası yapan bir koleksiyon çıkarmış New York Moda Haftasında.

10 Eylül 2009 Perşembe

SATC Kızları ve 80's...






Bizim kızlar 80'li yıllara dönmüşler.Biraz Madonna,biraz Cyndi Lauper,biraz Cher,biraz Bonie Tyler,biraz da Harwardlı kolejli kız....Senaryoda nasıl cereyan edecek bu görüntüler kestiremedim ama bana sanki flashback yapıp o yıllardaki muhabetlerine gidecekmişiz gibime geliyor..Anlaşılan eğlenceli bir film olacak..En azından giysileri ile....


Hadi bakalım, girls just wanna have fun...




Bu resimleri nette gezinirken bulunca kayıtsız kalamadım.Sevdim üstelik.Resimler:Popsugar,Gossip center

Taş Samantha



Yaş 53 olsa da yaşsız bir kadın bence.

Görüntüler SATC Movie ikinin çekimlerinden.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails