23 Nisan 2014 Çarşamba

Some Picks


Dün Zara'nın kabininde Esra giysileri denerken ben.Bu arada Esra ile yeni bir projeye başlıyoruz. Henüz tasarım aşamasında olduğundan şimdilik  bilgi bu kadar arkadaşlar.
Hımm Esra mı kim?O ,Türk tekstilinin gizli kahramanı.
Neyse ,şimdilik bilgi bu kadar der, geçen haftadan bir iki instagram fotoları ekleyerek,kaçarım...






20 Nisan 2014 Pazar

Gamze Saraçoğlu For İnci



















Gamze Saraçoğlu sunar.Hepsi İnci mağazalarında.

Aldo Clogs









Terlik sevmeyen biri olarak takunya sevme olayında mutlak şekilde bir tuhaflık olduğunu kabul edersek, benim sabo sevdam, eminim bir çoğunuza garip gelecektir.
Ama gelmesin.
Çünkü  tuhaflık yok bu işte.
Sadece bohem bir ruh var.
Sabo da bohemliğin simge şekillerinden biri işte.






Benim bohem ruhumun temelinin ise ,çocukken  atıldığını  düşünürsek eğer bunu  pekala  kırmızı sabomla simgeleştirebiliriz.Pantolondan bozma jean bermudamın altına giydiğim, mahallede  takır tukur oynadığım sabom belki de benim özgürlük kalemdi.



Şimdi gelelim bu postun esas olayına.Kanadalı ayakkabı markası Aldo'yu Aldo yapan sabo koleksiyonu Frida'nın 2014 Yaz  koleksiyonda yeniden yer alıyor.


İlk kez 1972 yılında satışa sunulan Aldo Frida sabo koleksiyonu , o yılların özgür ruhunun bir yansıması.


Tahta tabanlı takunya ,kibar adı ile sabo, benim için dünyanın en kullanışlı ayakkabısı olma özelliğini taşıdığından Aldo'nun ikonik Frida modelinin de eve gelmesinde bir sakınca yok, diye düşünüyorum.
Ne dersiniz?



14 Nisan 2014 Pazartesi

Welcome 90's


Sharon Stone ve Micheal Dougles’ın unutulmaz filmi Temel İçgüdü’yü hatırlarsınız diyeceğim ama içinizde o zaman çocuk olup  da , izleyemeyenler elbette ki vardır.Hoş, bu zamanda bilmemek ayıp değil de Google’a bir parmak atmamak ayıp ya! O da ayrı.

Diyeceğim o ki arama motorları temel içgüdü diye yazmanızı ve Sharon Stone’un Dougles’ın karşına geçip ,bacak bacak üstüne attığı o beyaz elbise ve cekete bakmanızı söylüyor.Zira önümüz, arkamız her yanımız 90’ ların yalınlığı ile dolu.


Modanın artık kendini yenileyememesi ya da başka faso fiso nedenlerden dolayı zamanları yeniden yorumlamasında sıra geldi çattı 90’lara.Evet çoğumuzun gençliğine gelen bu yıllarda belki de bir daha asla dediğimiz görünümlere bir şekilde yeniden dönüyor olacağız. Demek istediğim 90 ların kült modeli Kate Moss’un askılı elbiselerini yeniden giymeye sıcak baksak da benim gibi logo takıntılı biri için marka yazılı herhangi bir parçayı  bugün etrafta görmek hoşnutsuzluk kaynağı olabiliyor.



90’ların New York banka, borsa hayatının  o zamanki deyimi ile yuppieleri takımlarının altına  spor ayakkabı giydiklerinde bütün moda kurallarını nasıl yıkmışlarsa , günümüz moda sektörünün dikkat çekici isimleri gece elbiselerinin altına giydikleri spor ayakkabılarla aynı etkiyi yarattı demek mümkün.


90’ların ikinci yarısında hayatımıza giren Kurt Cobain ile de özdeşleşen grunge olayını 90’lar trendinden ayrı tutuyorum. Zira ‘grunge’ sayılabilecek her nokta klasik olup ,hemen hemen her sezon bir şekilde süreklilik arz ediyor.

Bir 90’lar sloganı ‘Ne kadar yalın, o kadar iyi’



 2014 ilkbahar yaz ,Kate Moss’lu Calvin Klein’nin minimal görünümlerine saygı duruşu yapıyor sanki. Şimdiki tasarımcısı Franco Costa  markanın 90’lı yıllarına sahip çıkacak şekilde  minimal yaklaşıyor.


Helmut Lang, Ann Demeulemeester ,Jil Sander 90 larda yalın çizgileri ,gösterişi  tercih eden markalarla sanki dalga geçiyor, ağız birliği etmişçesine  senin özgürlük alanın desenler ise benim ki de çizgilerim diyorlardı. Hala da bu markalar için değişen bir şey yok aslında.90’ların yalınlığını korunarak 2000’lerde  kendilerine özgü tasarımlara ev sahipliği yaptılar.


90’ları hatırladığımız bu günlerde de gene aynı coşkuya sahipler. Özellikle Helmut Lang’in yaz sezonu 90’lardan gelen bir anı .Saf ama kaba görünümler ile yeniden yorumlanan bir Lang koleksiyonu görmekteyiz.


DKNY ise zamansız görünümlerine 90’lar  etkisi altında giriyor sezona.90’lar denilince akla gelen Jean bahçıvan pantolonlar, askılı elbiseler ve sneakerlar,kapşonlu sporcu montlar ile 90’ları hatırlayan bir koleksiyon sunuyor.


Sezonun en güzel 90’lar yorumu ise Alexsandr Wang’dan geliyor.Mini etekler,kısa üstler, mesaj ve logolu t shirtler ile Wang 90’lara kendi perspektifinden bakıyor.



Jil Sander ise söz konusu minimalizm ise ‘herild yani’ diyor.




4 Nisan 2014 Cuma

To Take İnspiration From J.Crew



Moda dergileri ve bloglar sık sık ‘inspiration’,Türkçe anlamı ile  ilham kaynağı postları hazırlarlar.Bolca sokak modası  fotoğraflarından oluşan bu postlar kafalarda şimşek çakması efektine neden olurlar.Hayal dünyasının beslenmesini olarak iade edebildiğim ilham,öyle bir şeydir ki çağırmakla gelmediği gibi uygunsuz zamanlarda karşına çıkmasıyla bilinir. Günün yorgunluğu ile tam kafanı yastığa koymuşken gelir mesela. Bir kitap okurken ,içinde geçen tek bir cümle ile de kafada o dediğim şimşek çakması 
yaşanabilir.




Bugün ne giysem diye düşünülmeye başlandığı anda ilham kaynağına ihtiyaç var demektir aslında. Bu yüzden de dergiler ve bloglar bilinçaltınıza işlemek için o ilham alınabilecek görselleri paylaşırlar. Bu görsel bir şekilde hafızalara yer eder ve beklenilmeyecek zamanlarda akıllara düşer.
Herkes her şeyden ilham alabilir.




Moda olayında genelde sokak modasındaki görünümler biz kadınlara ilham kaynağı teşkil etse de benim ilham almak için başka bir adresim var;J.Crew.

Bu Amerikan markası ,son derece basit ve giyilebilir parçaları muhteşem bir 'styling ile ‘ben de yapayım ‘dedirten bir marka olma özelliğini taşıyor.



 Basit ve rahat parçaları  başarılı bir mix –max özelliği ile hoş bir görünüm yakalanabileceğinin  kanlı canlı bir örneği aslında.Desenleri birbirileri ile karıştırma özellikleri  ve aksesuarlara verdikleri önem  markanın defile ve katalog görünümlerinin başarılı olmasının detaylarından. Bununla beraber kalıplarındaki rahatlık ve giysilerin ergonomik yapısı da markayı başarılı kılıyor. 




Gerçi markanın bu ilham verici olma başarısı yaratıcı direktörü ve aynı zamanda firmanın başkanı olan Jenna Lyons’ın büyük payı var.Farklı ve cool bir görünümü olan Lyons da başkalarına ilham kaynağı olmayı seviyor ve bu durumun onun gururlandırdığını söylüyor zaten. Ve kendi stili ile de üzerinde çok fazla düşünmediğini de ilave ediyor. Tıpkı her stil sahibi kadın gibi.




Bence Jenna Lyons kendisinin o üzerinde kafa yorulmamış stilini markaya da muhteşem bir şekilde yansıtıyor. Kendisinin de içinde mutlu olduğu kıyafetler yapıyor ve bu hoşnutluğu da marakada  gözle görülür derecede belli oluyor.Doğal olarak da ben dahil bir çok giyinmeyi seven kadının J.Crew’i  ilham perisi olarak görüyor.’Eğer biri size bugün çok güzel görünüyorsun diye kompliman yapmışsa, o kombini yineleyin diye de tavsiye de bulunuyor cool tasarımcı.



Her ne kadar J.Crew eksantrik tasarımları, farklı fikirleri olan bir marka olmasa da iş satışa gelince başarı ivmesi oldukça yükseliyor. Bu başarının en büyük payı baştan beri değindiğimiz  kombinleme   sanatı. Bir ürünü sattırdığı gibi, arşive de atabiliyor.J.Crew’in başarılı görselleri ile sezon defilelerinde arzu nesnesi olmaktan ziyade ,dolapta buna benzerleri var ,ben de böyle kombineyeyim şeklinde geçiyor.Ve böylelikle marka ilham periliğine yükseliyor.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails