5 Kasım 2018 Pazartesi

Devir Hissettiğin Yaşta Olma Devri



Bazı moda dergilerinin sayfalarında yaş gruplarına göre stil önerileri yer alır. Ergenliğimden beri moda dergisi okuyan biri olarak ne yirmilerimde, ne otuzlarımda ne de kırklarımda editörlerin önerdikleri gibi giyindim. 50’lerime yaklaşırken de moda dergilerinin tavsiyesiyelerini dinleyeceğimi sanmıyorum. Çünkü giyinirken hiç de kırklarımdaymışım gibi hissetmıyorum.50’ye basınca da öyle olacağımı biliyorum. Yaşa göre giyinmek devri bitti çünkü.

Zaman hissettiğin yaşta olmak.

70’li yaşlardaki bir ablayı Margiela’ların içinde görmeye şaşırmamalıyız. Sokak modasının ikonik ismi Anna Dello Rosso yaşına rağmen mini elbiseleri en iyi taşıyan isim değil mi sizce de? Son dönemlerin etkili influencerlarından olan Lyn Slater yaşına rağmen cesurca seçimleri ,müthiş kombinleri ile bir çok genç kadınına ilham olmuyor mu?
Keza Amerikalıların Aysel Gürel’i Iris Aphel da öyle. İmzası aksesuarları olan 90’lık ikon için hayat da eğlence zaten.


 Bir başka  60+ ünlüsü eski model Linda Rodin Olsen kardeşlerden ,genç stil ikonlarına kadar  ilham kaynağı demek de fazla ıddıalı kaçmaz. Klasik ama alışılmadık tarzıyla, vintage Levislarıyla  gerçek bir stil ikonu Linda Rodin.

Moda dünyasının dayatmalarına özellikle de yaş takıntısına karşı çıkan bir diğer isim de sıradan bir profesörken hayatı değişen Lyn Slater. Doğru zamanda (New York moda haftası),doğru yerde ama tesadüfen bulunurken bir anda sokak modasının fotoğrafçıları tarafından pozlanan artı altmışlarındaki Lyn, bu tesadüfü blog açarak başka bir boyuta taşıdıktan sonra bir anda stili ile moda dünyasında yaş takıntısına karşı sesini yükselten biri haline geldi.

’Moda ve stilim yaştan dolayı görünmez hale gelinmeye karşı mücadele etmemde yardım ediyor. ’diyen bu abla, kendi seçkimizle giydiğimiz giysilerin içinde rahatsak kaç yaşında olduğumuzun bir önemimin olmadığının en büyük canlı kanıtı aslında.


İnsanın içinde yaşadığı mekanla ,sahip olduğu objelerle arasında geçişken bir psikoloji var. Billhassa da kıyafetlerimizle. Kıyafet dediğimiz şey bizde yanı tüketicide yarattığı etki bir giysiye sahip olma dürtüsünden çok daha fazlası. Kendini iyi hissetmek olarak açıklayabiliriz bu durumu. En sevdiğiniz bir jean pantolonu düşünün mesela. Onu her giydiğinizde özgüven tavan yapar, bir başka ışıldarsınız. Kapılar farklı açılır o gün, her gün selamlaştığınız kahvecideki şirin çocuğa gülümsemeniz bile değişir.
Bütün bunları yaptıran güç ise giydiklerimizdir. Onun için yaşımız kaç olursa olsun bir giysinin içinde iyi isek giyinip çıkalım.
Kaç yaşında kadınım olmaz demeyelim.
Zaman akıp giderken iyi hissetmeye ihtiyacımız var çünkü.

9 Ekim 2018 Salı

Mevsim Geçişi


Mevsim sonu mu dediniz?

İnce yazlık elbiselerin üzerine alınan merserize hırkalar, uzun kollu elbiseler, çorapsız bacaklarla giyilen botlar, kısacası havanın ılık olduğu günler…

Belki de en sevdiğimiz.

Şimdi biraz ara mevsimde neler ve nasıl giyinebileceğimizi detaylı inceleyelim.

Yazlık elbiseler

Yazlık elbiseleri hemen dolabın arka taraflarına atmayalım. Zira özellikle bohem havalı elbiseleri kalın hırkalar,bomber ceketlerle kullanmak mümkün. Hatta ince askılı elbiselerin içine kısa ya da uzun kollu tişörtler, gömleklerle kullanmak da öyle. Mesela bu ara yazın neredeyse çıkarmadığım askılı dantel detaylı siyah elbisemin üstüne asimetrik çizgili ince triko kazağımı ve püsküllü süet botlarımla beraber giyiyorum. Hem hoşuma gidiyor, hem de kurtarıcım oluyor.

Jean

Mevsim geçişlerinin en ideal giysisi hiç kuşkusuz jean pantolonlar,ceketler,gömlekler,kısaca denim kumaştan yapılmış tüm giysiler olsa gerek. Beyaz ya da yıkanmış, açık renk bir kot pantolon, bu geçiş sezonu için mükemmel bir seçim. Onu serin günlerde klasik bir triko kazak ve yavaş yavaş kaybolan yaz günlerinde havadar bir gömlekle birlikte güzel görünmez mi? Bir başka alternatif de gök mavisi jean pantolonu deve tüyü renklerle giymek.

Katmanlar

Üst üste giyinmeyi ben dahil bir çoğumuz sevmez. Kışın bile ara mevsimdeki gibi kat kat giyinmediğimiz de ayrı bir gerçek.Tütü etekler ve tül elbiseler, pilili etekler, düz renk gömlekler, ince trikolar, deri ve kadife ceketler gibi sezonun oyun kurucuları ise üst üste giyinmek için sıra beklemedeler.

Botlar







Ara mevsimin en sevilen olayı hiç kuşkusuz elbise ve eteklerin altına tereddüt etmeden giyilen botlardır. Yazın sıcak nedeniyle giyilemeyen botlar ara mevsimin gözdesi olur çıkar. Süetler özellikle bohem elbiselerin ayrılmazıdır. Bununla birlikte yılan desenli botlar, trok ve tokalı postallar ve bu sezonun olmazsa olmazı kovboy çizmeler sezona iddialı bir başlangıç yapıyor.

8 Ekim 2018 Pazartesi

MBFW Summer 2019



İstanbul moda günlerinden Mercedes Benz Fashion Weeek İstanbul’a …İstanbul’un moda haftası ile tanışmasının arasından tam on yıl geçmiş. Gittikçe daha profesyonelleşen, gelişen on koca yıl.Umarım bu ivme hep daha yukarılara çıkar. Şimdi 12. Sezonunu yaşayan MBFWİ ‘da öne çıkan defılerle satırlarıma devam edelim.
DB Berdan






90’lar dinamiğinde, kolajlardan oluşan koleksiyonda bazı parçalar Reebok Classıcs işbirliği ile hazırlanmış. Ağırlıkla denim, naylon ve pamuk kumaş karışımlarından oluşan koleksiyonda oversized siluetler, birbiriyle kolajlanmış parçalarla, üst üste giydirilmiş gibi duran pantolon üstü boksörler, rastgele yerlerden çıkan volanlar, üç yakalı tişört elbiseler ve çift kemerli etekler görülüyor. Koleksiyonda yer alan  Reebok Classic modelleri  kesilip parçalara ayrılarak yeniden birleştirilmiş. Şovun sürprizi ise çocukları ile birlikte podyuma çıkan Bennu Gerede oluyor.


 Mehtap Elaidi


Geçen sezon Sevim koleksiyonuyla hepimizi gözyaşlarına boğan Mehtap Elaidi, İlkbahar/Yaz 2019 sezonunda 1001 Gece Masalları’ndan ve masalın kahramanı Şehrazat’tan yola çıkıyor, onlarca kadını hikayeleriyle kurtaran Şehrazat’a ve Şehrazat gibi güçlü nice kadınlara ithaf ediyor. Günümüzde kadınlar yalnızca kendi kurguladıkları ve anlattıkları hikayelerle ayakta kalabildikleri ölçüde güçleniyorlar ve erkek egemen dünyada kendilerini fiziksel ve sözel olarak ifade ediş şekilleriyle üç boyutlu bireylere dönüşüyorlar. Bu fikirden yola çıkan koleksiyon her kadına kendini, kendi istediği gibi anlatma fırsatı sunuyor: Tutkulu bir iş kadını, eksantrik bir şehirli ya da gizli bir hayalperest… Koleksiyondaki hacimli ve sert kumaşlar cesur ve iddialı kadınları işaret ederken, volanlar ve drapeler ise herkesin içindeki romantik yöne hitap ediyor. Özel nakış desenleri ve işlemeler kumaşlarda, manşetlerde ve yakalarda masalsı bir görünüm yaratırken, gömleklerle ceketlerdeki maskülen ve rahat formlar zıtlık oluşturuyor. Koleksiyon Doğu’nun gizemli çöllerinden ilhamla gündüze gönderme yaparak beyaz ve kum renkleriyle açılıyor. Pötikare ve kırmızı çizgili kumaşlar, kiremit kırmızısı ipeklerle devam ederken günbatımının büyüsü koleksiyonu kaplamaya başlıyor. Kapanışta karşımıza çıkan lacivert ve gümüş parçalarsa masalların gece anlatıldığını söyleyerek ,geceyi ve yıldızları temsil ediyor.










Özlem Süer 



Özlem Süer, İlkbahar Yaz 2019 koleksiyonunu iyileştirici enerjinin gücünden yola çıkıyor.
50 görünümlük ,oldukça dinamik ve yeni bir Özlem Süer çizgisinden oluşan  koleksiyon  lila, mavi ve gold renk paletinden oluşan  teknolojik kumaşlar, ipekler, şifonlarla birleşerek zamanımızın hızına ve görsellik üstünlüğüne de gönderme yapıyor.









Meltem Özbek 

Roma Mitolojisi’nde çiçeklerin ve baharın tanrıçası olan Flora’nın hikayesinden yola çıkan Özbek, 2019 yaz koleksiyonu için ilhamını  Marakeş’teki Jardin Majorelle’in masalsı renklerinden ve büyüleyici çiçeklerinden alıyor. Feminen ve özgür ruhlu bir kadının hikayesini anlatan Stories of Flora isimli koleksiyon çiçekli baskı motiflerine odaklanıyor.

Kobalt mavisinin, kırmızının ve Kodak sarısının hakim olduğu koleksiyonda, tasarımcının imzası haline gelen volanlı ve dik pilise detaylı gece elbiseleri ile etekler söz sahibiyken, akvarel boya efektine sahip çiçek motifleri bol ve boru paça pantolonlara zarif ve ölçülü bir iddia getiriyor.







Exquise

Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul podyumunda ikinci kez yer alan Exquise, “Yaşadığın hayatı sev, sevdiğin hayatı yaşa!” mottosuyla #HybridTales isimli İlkbahar/Yaz 2019 koleksiyonu ile podyumda ıdı. Sezonun büyük bir bölümünü şehirde geçirmek durumunda olan, ancak devamlı keşfetme ve seyahat etme arzusuna sahip ve bu tutkuyu şehirli hayatlarındaki stillerine yansıtan kadınları anlatan koleksıyonda,cesur formlar, bel kıvrımına vurgu yapan etek ve elbiseler, bacak boyunu cesurca ortaya çıkaran yırtmaçlar, hacimli kol formları, uçuşan piliseler, üç boyutlu çiçekler ve boncuklu büyük püsküllerle tamamlanan bağcıklar görüyoruz. Uçuşan volanlar, romantik çiçek desenleri ve vazgeçilmez çizgi ve puantiyeler ise koleksiyonu tamamlayan diğer özellikler.




T.A.G.G



T.A.G.G. markasının kurucusu ve tasarımcısı Gökay Gündoğdu, İlkbahar/Yaz 2019 koleksiyonuyla günümüzün en dikkat çeken toplumsal sorunlarından biri olan kadınların objeleştirilmesini konu alıyor. #NotYours adını verdiği  koleksiyon, kadınların dış görünüşlerini durmaksızın değiştirmesini, bedenlerini sürekli güzelleşmesi gereken bir projeye dönüştürmesini ve bu süreçte plastik cerrahinin belirlenen genel geçer güzellik standartları doğrultusunda kadınları yüreklendirmesini ve hatta bu standartları dayatmasının altını çiziyor. Transparan kumaşların ağırlıkta kullanıldığı koleksiyon, teni direkt göstermeksizin tüm vücudu kaplayacak şekilde tasarlanan nude tonlarındaki bodysuit’lerle, kadın bedeninin bir kurgu olarak algılanmasına başkaldırıyor. Metalik kumaşlar kırmızının cazibesi ile birleşip kadın vücudunda  hayat buluyor. Gene payetlerin hakimiyetindeki bronz-gold ceket pantolon takımlar ve midi boy etekler ise genel geçer güzellik standartlarına karşıt bir duruş sergiliyor.














LinkWithin

Related Posts with Thumbnails