30 Ağustos 2009 Pazar

Fısıltı

Jean Paul Gaultier ,Hermes 'i bırakıyor mu?


Son gelen dedikodular, Gaultier’in 2010 Ekiminde Paris moda haftasından sonra Hermes ile ortaklığını bitireceği yönünde.Ama bu fısıltılar henüz Hermes yöneticilerince doğrulanmış değil.

DNA ları aynı familya üyesi gibi birbirine uyumlu bu iki Paris'li, 6 yıldır birlikte çalışıyorlar.


Hermes Fall 2009



Peki Gaultier'in istifa etmesi durumunda yerine kim gelecek? Heider Ackhermann olabilir mi? Bu da ayrı bir dedikodu.

Comme des Garcons ile Converse



Yarım Converse'leri konçlu modellerine göre daha çok sevmişimdir her zaman.O yüzden de genelde yeşil, kırmızı, siyah ve beyaz hep yarımlar, ayağımı süslerdi.

Ama bu kült ayakkabıların benim ayağımda paralandığı dönemlerde bu kadar çeşit, renk, desen ,vs... yoktu.Ne bulabilirsek onu giyerdik.Hele hele tasarımcılarla iş birliği gibi ortak çalışmalar firmaların da aklının ucundan bile geçmediğinden, Comme Des Garcons'un tasarımı bu sevimli Converse 'ler rüyalarımızda bile olamazdı.

Ben gene yarım olanını sevdim.Olur ha alacak gibi olursam , 100 dolar gibi bir bedel ödemem gerekecek.

Eylül Vouge US


Soysuzlar Çetesin'de Melanie Laurent ve Diane Kruger'ı izlerken, İkinci Dünya Savaşı yılları gene moda olur mu acaba diye düşünmekten kendimi alamamıştım.40'lı yıllar bir şekilde Vouge ekibinin de aklına gelmiş olacak ki Eylül sayısında harika bir moda çekimi yapmışlar.Çok beğendiğim bu çekimi ,ben de paylaşmak istedim.

Fotoğraflar Steven Meisel imzasını taşıyor.

Eylül Vouge UK





Danimarkalı model Freja Beha Erichsen ile 19.yüzyıl İngiltere aristokrasisi....

28 Ağustos 2009 Cuma

Çorap Açılımı

Dize kadar çorabı, en son giydiğimde 95 yılı filandı.Siyah kısa etek, ve siyah çorap ve gene siyah loaferler. Bir ara bu kombine takmıştım.Özellikle gece dışarı gezmelerinde forma durumunda idi.(Gündüz topuklu giydiğimden, geceleri hep tersini yapardım bi ara)

Sex and The City'nin filminde Patricia Field baklavalı diz üstü çorabı Carrie'ye giydirdiğinde ''süper ' dedim, aklıma getirdiği için.Her zaman cici kız ları anımsatan bu görünümü sevmişimdir çünkü.

Fashistanbuller, blogunda herkesin moda editörü olabileceği bir site tanıttı geçenlerde.Pollyvore gibi, ama mankenli.Şimdilik ürünler az olsa da çok keyifli.Teşekkürler Zeynep.

Şimdi bu yeni oyuncakla yapılmış 'Diz boyu çorap nasıl giyilir?'oyununa bir bakalım.


27 Ağustos 2009 Perşembe

Geciken Bir Mim

Sevgili Seda, bana kendinlen ilgili 7 ilginç sey anlat demiş.Tabii bir de ödülle birlikte…
Evet başlayalım bakalım…



1-Bundan yıllar evvel Sabah Gazetesine iş görüşmesine gittiğimde bana klasik bir soru yöneltilmişti;
Issız bir adaya düştüğünüzde yanınıza alacağınız üç şey diye?
Kitaplarım, ayakkabılarım ve bir papağan.Daha sonraki yıllarda en sevdiğim dostlarımdan biri olacak olan o zamanlardaki yöneticim ‘neden’ diye sorunca,yalnızlıktan sıkılmamayım en azından konuşabilen bir hayvan diye cevap vermiştim.Tabii anında ortam ısınmış ve gülüşmüştük.
Anlayacağınız konuşmayı seven biriyim.Ama baymam da adamı.Durmam gereken yeri bilirim yani.Zaten yıllarca da reklam sattım.Bol toplantılı, lak laklı bir işti bizimki….

2-Gene Sabah Gazetesinden bir anımı anlatayım.Yukarıda anlattığım görüşmeye giderken belediye otobüsünde –acaip bir tesadüftür inanın-ileri yıllarda sevdiğim dostlarımdan biri olacak o zamanki yöneticim ve bir elemanı da varmış.Hepimiz en arkada ayakta yan yana duruyormuşuz.Durakta yolculardan biri bilet isteyince en arkalarda olan ben, -artık ne yapmışsam bilmiyorum-bir şekilde kendimi göstererek ‘ben de var demişim ’O zamanlar ki yöneticimin hemen dikkatini çekmiş bu durum.Hatta aklına sık sık çalışıyor musunuz diye sormak gelmiş, bana orda kartını verip görüşmeye çağırmak için.Mülakata gittiğimde,birbirimize sırıtıp,’biz zaten tanışmıştık’diyivermişti.Anlayacağınız bir şekilde dikkat çekiyorum ama bunu nasıl yapıyorum inanın ben de bilmiyorum.

3-Bütün geyik ve komik şeyler beni bulur.Nasıl bir şeydir ben bile anlamış değilim.Örneğin geçenlerde Taksim dolmuşunda 2 travesti, ben ve yaşlı bir teyze ile beraberdik.Yaşlı teyze dönüp dönüp bunlar şimdi ne kızım erkek mi, ellere bak dev gibi, ala ala sesleri de çıkmıyor,kalın diye gibi binimum şey söyledi, ben de gülümseyip’ hıhı ‘dedim bi yandan da umarım bana bulaşmazlar diye dua ederek.. Bu komik ve geyik şeylere bir örnek de Milliyet blogda yazdığım eski bir yazı. Linki tıklamanız yeterli. Sonuç mu her şeyle geyik yapan bir yapım var.

4-Eşime göre Polyanayım ben.Bana göre ise de herkesin davranışlarının ki bu kazık yemek bile olsa altında bir neden yatar.Ama kıskançlık,ama psiklojik sorun vs….İlla hafifletici neden bulacaksın’der bana hep.Ama bu hafifletici neden değildir bana göre, kişiyi anlamak ve onu tanımak ve ona göre ilişkileri yönlendirmektir.Ne diyem ben de böyleyim.


5-İnsanları kırmaktan çok hoşlanmam. Zaten öle kavgayı, çekişmeyi ,kıskançlığı seven bunlarla beslenen bir yapım yok.Olumlu bir insanım ben.Şikayet etmem.


6-Asansör fobim var.Aynı zamanda yükseklik ve kapalı yerde kalma korkusu da.50 katlı binalarda bile merdivenle çıkmaya yeltenirim.Bi kere Floransa ‘da çan kulesine çıkmaya çalıştım sırf korkumu yenmek için.Ama o taş ve daracık merdivenlerde bir an panikleyince, insanları yara yara aşağıya indim, bi de derdimi İtalyan polislere anlatmak zorunda kaldım.(giriş kapısından çıkmaya çalışırsan!)

7-‘Ay, ne kadar şişmanlamışsın, ne kadar zayıflamışşsın’, ‘çocuk var mı’’olmuyor mu yoksa’’hamile misin’gibi gereksiz, konuşmalara gıcığım var.’Bir gün ‘ ne kadar kilo aldın ,sen inceciktin’ diyen birine ‘sen de baya bi buruştun be abla ‘deyivermişim,istemdışı.(Ama iyi oldu, bi daha diyemiyor.)

Şimdi de sevdiklerim..
Ailem,eşim, eşimin ailesi,Barney,bahçemde yaşayan Duman’la, Tekir,yazmak ve yazdığım zaman ortaya çıkan Itır,ayakkabılar-giysiler-takılar,arkadaşlarıma beğendiğim,yakışacağını düşündüğüm ve bi şekilde kendimin giyemeyeceği güzel şeyleri aldırtmak ,lezzetli yemekler, hamur işleri kokoreç gibi pis seyler,margarita ve şarap,kitaplar, dünya ülkeleri, deniz,yüzmek,bisiklet,falan filan….

Teşekkürler Seda'cım...

Ben de Pelin'i yani Moda ve Sosyeteyi mimliyorum.

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Mad Men Kadınları


Mad Men , 60’lı yıllarda geçen çok sexy bir dizi.Yuvarlak hatlı elbiseler, elbiselerin içine giyilen kombinezonlar, ellerdeki sigaralar, iç gıdıklayan bakışlar,viski kadehleri,yüksek ökçeler, dalgalı saçlar, erkeklerin takım elbiseleri,barların neon renkleri… Buram buram sex kokan bir seyirlik.

Reklamcılığın en havalı günlerindeyiz. Zeki kreatif direktörler, parlak fikirlerini müşterilerine kabul ettiriyorlar.’Bu daha önce kullanılmıştı’,diyen ’Sonra ki yaratıcı fikrin nedir'? diye soran eden yok.İş , yaşam,ilişkiler, arkadaşlık hep ‘Nasıl sattırırız’ imgesinin etrafında dönmekte.Birey'in öneminin olmadığı bununla beraber yüklü maaş çekleri, kadınlarla sevişilen ortamlar, amaç uğruna baştan çıkarılan erkekler, patronlarına aşık olan kadınlar, birbirlerine söylenen yalanlar, saklanan hayatlar Don Draper ve arkadaşlarının maceralarında mevcut.

Yaratıcı yazar Kingsley’e seslenilir ;
Üst kattaki adam geldi mi?
Kingsley :-Tanrı mı?

Gene 2.sezondan,
'Köpekler eşlerden daha iyidir.İletişimde hiç sorun çıkmaz.'

Müthiş dialogların geçtiği dizide herkes ‘iyi görünmelisin’ cümlesini bilinç altına yerleştirmiş.Bütün kahramanlar son derece şık, sexy, baştan çıkarıcı!!!Özellikle de kadınlar ..





Bu kadınları sevmemin başka bir nedeni de 34 bedene dayatılmayan sexylikleri!Bakar mısınız dizinin en sexy kadınlarından biri olan Joan'a. 42 beden ama 'gel beni yap' diyor.

Mad Men Kadınları devam edecek....

Tüm resimler madmen'nin orijinal web sitesinden.

Soysuzlar Çetesi

Burada filmi anlatmayacağım. Büyüsü bozulur, sinema siteleri anlatıyor bol bol, bu blog yeri değil falan filan…Ama şunu söylemek istiyorum ki çok beğendim.Özellikle de Avusturyalı oyuncu Christoph Waltz Nazi subayı Landa rolünde çok ama çok başarılı.Tabii vahşi ama geyik Albay Aldo yu yani Brad Pitt’i de yabana atmamak lazım.Rolüne süper oturmuş.Filmin müzikleri de en az film kadar etkileyici.
Bir de filmden sevdiğim bir replik;
Bridget Von Hammersmark der ki !'Siz Amerikalılar İngilizceden başka bir dil bilmez misiniz.'
Top, Bora Aksu for Koton, yüksek belli jean Mango, ayakkabı Milano'da yerel bir mağaza.

21 Ağustos 2009 Cuma

Cirque du Soleil ve Reebok





Cirque du Soleil her ne kadar kendilerini sirk olarak tanıtsalarda , yaklaşık 1000 kişilik dünya insanının bir araya geldiği muhteşem bir show organizasyonu.

Danslar, kostümler müzikler, akrobasi ..Her gösterisi ayrı bir temada. İzlerken 'hiç bitmesin' 'dedirten bir show! Kostüm tasarımları ise Jean Paul Gultiere 'e ait .


......

Bu kadar etkileyici bir topluluğa Reebok'çular da kayıtsız kalamamışlar ve 2009 kış koleksiyonkarıını Cirque du Soleil'in gafiklerinden ve renklerinden esinlenerek hazırlamışlar.


Ben ayakkabılara bayıldım.Cirque du Soleil’in sanatçılarından ilham alınarak hazırlanan bu modeller, lüx materyalleri ,dizaynı , ince tabanı ile şık bir performans ayakkabısı.


Koleksiyonun fiyatlarına gelince , 62-168 TL aralığında değişmekte….

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Giovanna



Farklı olmak için garip kıyafetler, tuhaf ayakkabılar gerekmiyor!...

En çok da 3 ve 4. resimlerdeki saçlarının dağlmasına rağmen umarsız tavırlarına bayıldım.Bizim kokoşlar sizce böle görüntüler verebilirler mi?

Resimler: The Sartioalist

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails