27 Ocak 2011 Perşembe

Şeker Gibi

Bugün bi kuralımın dışına çıkıyorum ve moda dışında tamamen çocuklara yönelik bu postu huzurlarınıza sunuyorum.Böylesine sevimli mobilyaları görünce  paylaşmadan duramadım.


Çocuk giyimi denilince akla gelen mağazalardan olan Kids Story,geçtiğimiz ay , hizmet alanını genişleterek Kids Story Home adı altında bebek ve çocuk mobilyaları üzerine konsept bir mağazaya imza attı.

Bu sevimli ve şık mobilyalar,aksesuarlar Théophile & Patachou markalı.
Belçikalı tasarımcı Isabelle Thys tarafından kurulan marka, zenginve yaratıcı hayal gücü  ile ebeveynlere çocukların dünyasını aydınlatan seçkin bebek ürünleri ile ulaşıyor.

Tekstil ürünlerinde sadelik ve minimal bir çizgi hakim.Kalitali malzeme,usta işi tasarım,yumuşak tonlar,zarif işçilik Théophile & Patachou denildiğinde akla gelen hususlar.

Dünya starlarınında tercihi olan bu masal dünyasını görmek için Abdi İpekçi' deki mağazasına gitmeniz yeterli.

25 Ocak 2011 Salı

Paris Haute Couture'den Model Manzaraları







Muhafazakarlık İçinde Var


Benim uzun etek hayranlığım pek yoktur.Hatta çoğu zamanda muhafazakar bulurum.Ama içimdeki grunge ruha karşı koyamadığım zamanlarda dönem dönem canım çeker .

Sokaklar da benim gibi dönemseldir. Gün gelir ,başa düşer, hatırlanır.
Paris,Londra gibi moda şehirlerinin stil avcısı kadınları sokaklarda cirit atarlar.
Öyle ki tuhaf görünmeden,güpegündüz giyilebilir şekilde hem de…

 



long skirt 1
Kaban John Lewis,etek Mango,bluz ve bere Miss Selfridge,bot Dries von Notten

long skirt4
Bluz ve bot Topshop,etek Warehouse,kürk ceket vintage,yüzük lori McLean,çanta Proenza Schouler




long skirt2

T-shirt Singer,etek ve ayakkabı  Ann Demeulemeester,deri ceket All Saints,gözlük Miu Miu

21 Ocak 2011 Cuma

Swedish Hasbeens ve H&M



70'li yılların tahta tabanlı ayakkabıları denilince aklagelen bir İsveç markası, Swedish Hasbeens.2007 yılında  Cilla Wingård Neuman  ve Emy Blixt tarafından kurulmasına rağmen,22 ülkede boy gösteren de bir firma.


Emy ve Cilla'nın çocukluk arkadaşlıklarının,iş arkadaşlığına dönüşmesi ise,2006 yılında Emy’nin, 70’li yıllara ait 300 çift tahta ayakkabı bulması ve bunların yeniden hayata dönmeye hazır olduklarını fark etmesi ile başlıyor.


Bana göre bu ayakkabılar oldukça eğlenceli.Ve de tam bohem ruhuma göre.


SJP içinde Sweedish Hasbeensler öyle.


Sweedish Hasbeens,H&M bahar koleksiyonu için üç model tasarladı.


H&M'deki günahları  99,95 TL veya 129 TL fiyat aralığında bu arada.



H&M Tasarım Bölümü Başkanı Ann-Sofie Johansson ise,
“Hasbeens’leri, hem deri ve tahtadan aldığınız özgün hissi duymanız hem de geleneksel İsveçli olanı çağdaş ve modern bir hale getirmeleri nedeniyle seviyorum. Hasbeens for H&M, önümüzdeki sezon için çok önemli olan 70’lerin bohem görüntüsüne mükemmel uyuyor,” diyor.

20 Ocak 2011 Perşembe

Zihn-i Sihir 


Yüzsüz fakat zeki. .Çirkin görünebilir ama oldukça espirili.Riskli fakat bir yandan da merak uyandırıp,kışkırtan bir yönü var.
Tipik bir Maison Marin Margiela işi.

19 Ocak 2011 Çarşamba

Günün Fotoğrafı



Floransa'dan gelsin.Ve bize ilham versin.

Sartorialist'ten...
Kullanılmış  Deriye Hayat Vermek,Belgin Vehbi




İstanbul Deri Fuarı ,dün Tüyap da başladı.Hamdericiler,deri kimaysalcıları,makinacılar,fabrikalar,kürk üreticileri,sektör dergileri,hatta ve hatta modacılar,yani kısaca deri ile ilgili herşey bu fuarda yer almakta.
Eski yıllara oranla katılımcılar azalsa da ,gene de Türkiye'nin en itibarlı ,dünyaya açılan perdelerinden biri bu fuar.




Bence bu yılki fuarın en hoş aktivitesi  Belgin Vehbi.  London College of Fashion eğitmenlerin olan Vehbi, fuar süresince gerçekleştireceği workshopta ,uluslarası alanda moda tasarımcılarının koleksiyonlarında deriyi kullanım alanlarını,deriyi geri dönüşümlü ürünlülerin yaratım süreçlerini , deride üç boyutlu yöntemleri ve yeni teknikler gibi konuları ele alıyor.


Ayrıca, fuarda tasarımcılara özel olarak hazırlanan trend alanında, eğitimci, tasarımcı ve öğrencilerden oluşan ekiplerin hazırladığı  2011- 2012 Sonbahar- Kış koleksiyonlarına ait tema, renk örnekleri de sergilenmekte.

18 Ocak 2011 Salı

Bizden Biri


Burak Uyan,ayakkabı ve çanta tasarımlarıyla moda dünyasında yükselmekte olan bir isim.



Singapour,Capella Otel de gerçekleşen S/S 2011 koleksiyonundan karelerle bana konuk oluyor kendisi.


Givenchy ve Gambatista Vali  tecrübelerinden sonra Srdjan Prodanovic ile kurduğu Paris merkezli ‘Aperlai’ markası ile yollarını ayırdı ve şimdi  kendi ismiyle emin adımlarda yürüyor.


Ayakkabı tasarımında rahatlığı ön planda tutuyor.




Mimar olan babasının çizimleri,farklı kişilikli annesi, ve mimarinin ve sanatın alt yapısının  ,yaratıcılığının etkilediğini belirtiyor.


Bu yetenekli ismi ,ilgi ile izlemeye devam......

17 Ocak 2011 Pazartesi

Modayı  takip etmek belirli fizik kuralları içinde mi olmalı?
Yoksa moda normal kadınlar için mi?



Kasıyım hepinizi.Böyle bir soru ile karşınıza çıkıp biraz düşündürteyim.


Yukarıda aynı elbiseyi giymiş iki ünlü kadın var.Biri yuvarlak hatları,dolgun totosu ile göz ziyafeti çekiyor,öteki incecik ,sıfır beden görünümüyle kendini mutlu hissediyor.İkisi de aynı elbiseyi kendilerince taşıyor.İkiside bedenlerini seviyor.Biri dolgun olmaktan mutlu,öteki zayıf olmaktan.Hatta bana göre ikisi de birbirilerini haz etmiyor.Yani kıvrımlı olan zayıflara karşı,zayıf olan da kıvrımlılara.Hatta zayıf olan ,dolgun kadınlar için 'şişko vucuduna ne giymiş' diye de içinden geçirdiğine kalıbımı basarım.
Ama sonuçta ikisi de kadın.Ve ikisi de güzel,hoş görünmeyi , şık olmayı seviyor.








Şimdi tekrar sorayım sizlere;
moda ,podyumda gördüğümüz ince uzun modellerle mi sınırlı kalmalı yoksa ,fiziki yapıları değişken normal kadınlara mı ulaşmalı ?



Bu konu tasarımcıların da kafalarını kurcalıyor olacak ki Tom Ford ,oyunculardan ve modellerden oluşan karma bir grupla geri dönüş showunu gerçekleştirdi,geçtiğimiz günlerde.




Aslında podyumdaki espiri son derece açık Dikkatlerin modelden önce tasarımlara yoğunlaşması, hazırlık aşamasındaki teknik işlerin kolaylığı gibi çeşitli arka plan nedenlerinden dolayı ,aynı boy ve aynı fiziki yapıdaki modellerin varlığı ,gayet normal.

Hatta bence biz izleyenler için podyum üzerinde güzel ,uzun,ince kızlar görmek son derece eğlenceli bir şey.Gerçekle karıştırmamak kaydıyla,tabii.


Bizim çelişkimiz ise, aynı tip kızları izlerken modanın  hep aynı ölçüde olacakmış hissiyatını vermesi.


Oysaki gerçek yaşamda,moda ,aynı boy,aynı kalça,aynı göğüs,aynı bel ,vs.. ölçülerinde olamaz ki!
Ve kimse ,özellikle de tek tip kadın ölçüsü, gerçek yaşamda modayı tekellerinde tutamaz.

Çünkü moda ,herkesin hakkı.
Üstelik de son derece ‘kadınsı ‘bir şey.

.



16 Ocak 2011 Pazar

Celine Pre- Fall 2011  Lookbook



Sadeleşen ruhlar adına,Celine' i takdimimdir.


Kürke hayır denilse de ,kürkten ekmek yiyenler olduğu sürece hayırların anlamı yok kanımca.



Böyle pantolonum olsun,böyle de minik topuklarım...






14 Ocak 2011 Cuma

Georgina Goodman Spring 2011






Yavaş yavaş İlkbahar/Yaz koleksiyonlarına adım atma zamanı geldi,galiba.İşe ilk sevdiğim ayakkabıların yaratıcısı Georgiana Goodman ile başlayalım.


Fark, detaylarda gizlidir.




Gölge ile yürümek..
Minik topuğun böylesi.

Modelin adı 'Selma' .İçimizden biri gibi..



İştah kabartıcı diyorum,başka bir şey diyemiyorum.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails